gerçek adıyla Charles-Geneviève-Louis-Auguste-André-Timothée d’Éon de Beaumont, 18. yüzyılın en dikkat çekici diplomatik ve askeri figürlerinden biri olup, hayatının yarısını erkek, diğer yarısını ise kadın olarak sürdürmesiyle tanınan bir Fransız şövalyesidir. 1728 yılında Fransa’nın Tonnerre kentinde soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen d’Éon, hukuk eğitimini tamamladıktan sonra Paris’te kraliyet idaresinde çalışmaya başlamıştır. Olağanüstü bir zekaya ve dil yeteneğine sahip olması, onu Kral XV. Louis’nin özel istihbarat teşkilatı olan “Le Secret du Roi” (Kralın Sırrı) birimine dahil etmiştir.
D’Éon’un kariyerindeki ilk büyük görev 1756 yılında gerçekleşmiştir. Fransa ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkileri gizlice yeniden kurmak üzere St. Petersburg’a gönderilmiştir. Tarihi anlatılar ve bazı raporlar, d’Éon’un Rus sarayına sızabilmek için İmparatoriçe Elizaveta’nın yanına “Lia de Beaumont” adıyla bir nedime kılığında girdiğini ve bu sayede kraliyet güvenini kazanarak gizli yazışmaları yürüttüğünü kaydeder. Bu görevdeki başarısı, Fransa’nın Yedi Yıl Savaşı’ndaki diplomatik
manevralarını güçlendirmiştir.
Rusya dönüşünde orduya katılan d’Éon, Yedi Yıl Savaşı’nda bir süvari subayı olarak görev yapmış, savaş meydanındaki cesareti ve stratejik zekası sayesinde “Saint-Louis Nişanı” ile ödüllendirilmiş ve “Şövalye” (Chevalier) unvanını almıştır.1762 yılında Londra’ya elçilik sekreteri ve geçici maslahatgüzar olarak gönderilmesi, hayatının en sancılı dönemlerinden birini başlatmıştır. Londra’da Fransız çıkarlarını savunurken, yeni atanan Fransız büyükelçisi Kont de Guerchy ile ciddi bir çatışmaya girmiştir. D’Éon, büyükelçinin kendisini zehirlemeye çalıştığını iddia ederek Fransız hükümetine başkaldırmış ve elindeki gizli devlet belgelerini yayınlamakla tehdit etmiştir. Bu süreçte Londra sosyetesinde d’Éon’un gerçek cinsiyeti üzerine büyük bir tartışma başlamış, hatta borsa ve bahis kulüplerinde cinsiyeti üzerine devasa paralar yatırılmıştır. D’Éon bu spekülasyonlara ne açık bir ret ne de onay vererek gizemini korumuştur.
XV. Louis’nin ölümünden sonra yerine geçen XVI. Louis, d’Éon’un elindeki belgeleri geri almak için onunla pazarlığa oturmuştur. 1775 yılında yapılan resmi anlaşmaya göre d’Éon’a yıllık bir maaş bağlanmış, ancak bir şart koşulmuştur: Fransa’ya döndüğünde kadın kıyafetleri giymesi ve hayatının geri kalanını kadın olarak sürdürmesi talep edilmiştir. D’Éon bu şartı kabul ederek 1777’de Fransa’ya dönmüş ve kraliyet tarafından kendisine sağlanan ödenekle
yeni kıyafetler diktirmiştir. Bu tarihten itibaren d’Éon, toplum içinde bir kadın (Mademoiselle d’Éon) olarak kabul görmüş ve Fransız sarayında bu kimliğiyle ağırlanmıştır.
1785 yılında tekrar Londra’ya dönen d’Éon, Fransız Devrimi’nin patlak vermesiyle birlikte krallıktan aldığı maaşın kesilmesi üzerine ciddi mali sıkıntılar yaşamıştır. Geçimini sağlamak için kadın kıyafetleriyle eskrim gösterileri düzenlemiş, ilerleyen yaşlarına rağmen Avrupa’nın en iyi eskrimcilerinden biri olduğunu kanıtlamıştır. Hayatının son yıllarını büyük bir yoksulluk içinde geçiren d’Éon, 1810 yılında Londra’da hayatını kaybetmiştir. Ölümünün ardından yapılan tıbbi muayenede, vücudunun biyolojik olarak erkek olduğu ancak ikincil cinsiyet özelliklerinin ve fiziksel yapısının son derece androjen (eril ve dişil özelliklerin karışımı) bir yapı sergilediği tıbbi raporlara geçmiştir. D’Éon, hem bir şövalye hem de bir hanımefendi olarak tarihin en karmaşık kimlik mücadelelerinden birini bizzat yaşamış bir figürdür.