bir iş insanının yaşadığı büyük mali yıkımın ardından
gelen dramatik bir kimlik değişimi ve bu değişimin tüm bir şehir tarafından resmiyet düzeyinde kabul görmesinin kronolojik öyküsüdür. 1849 yılında Güney Afrika’dan San Francisco’ya gelen Norton, başlangıçta gayrimenkul yatırımlarıyla servetini 250 bin dolara kadar çıkarmış saygın bir tüccardı. Ancak 1852’de Çin’deki pirinç kıtlığını fırsat bilip tüm parasını tek bir pirinç sevkiyatına yatırması ve ardından limana gelen beklenmedik diğer gemilerle piyasanın çökmesi, onun sonunu hazırladı. 1858 yılına gelindiğinde Norton, mahkeme masrafları ve borçları yüzünden her şeyini kaybetmiş, iflas etmiş bir adam olarak toplumdan çekildi.Yaklaşık bir yıl süren derin sessizliğin ardından, 17 Eylül 1859 tarihinde San Francisco Bulletin gazetesinin yazı işleri ofisine giderek elindeki bildiriyi teslim etmesiyle Amerika’nın ilk ve tek “imparatorluk” süreci başladı. Gazete editörünün bu metni yayınlaması üzerine halk, üzerinde altın sırmalı epuletleri olan, eski bir iç savaş üniforması giyen, tavus kuşu tüylü şapkası ve bastonuyla her gün sokakları denetleyen bu adamla tanıştı. Norton, kendisini sadece hükümdar ilan etmekle kalmadı, aynı zamanda devletin işleyişine dair somut kararnameler yayımladı. Örneğin, 1869 yılında yayımladığı bir kararnamede San Francisco ile Oakland arasına bir köprü ve tünel yapılmasını emretti; bu talep, ölümünden yaklaşık 50 yıl sonra gerçekten Bay Bridge’in inşa edilmesiyle hayata geçecekti.
Norton’un ekonomiye müdahalesi ise basılı belgelerle sabitlenmişti. Yerel bir matbaada bastırdığı, üzerinde “Birleşik Devletler İmparatorluğu” yazan ve kendi imzasını taşıyan 50 sentlik ve dolarlık borç senetleri, San Francisco esnafı tarafından nakit para gibi kabul ediliyordu. Restoranlar ona en iyi masaları ayırıyor, tiyatrolar galalarda onun için özel koltuklar tutuyordu; çünkü Norton’un bir mekana gitmesi o yer için bir prestij simgesi haline gelmişti. Hatta merkezi hükümetin vergi memurları bile onun bu faaliyetlerine müdahale etmedi. 1870 nüfus sayımı kayıtlarında mesleği hanesine memurlar tarafından bizzat “İmparator” yazılması, onun durumunun sadece bir şaka değil, toplumsal bir uzlaşı olduğunu kanıtlamaktadır.Yaşamının son yıllarında üniforması eskidiğinde, San Francisco Şehir Konseyi resmi bir bütçe ayırarak imparatora yeni bir askeri kıyafet diktirdi. 8 Ocak 1880’de California Bilimler Akademisi’ne giderken sokakta aniden fenalaşıp öldüğünde, üzerinden sadece mülkiyetine dair hiçbir varlık çıkmadı; kaldığı pansiyon odasındaki tek serveti Victoria devri taklitleri, baston koleksiyonu ve yabancı hükümdarlara yazdığı mektupların kopyalarıydı. Ertesi gün şehirdeki tüm dükkanlar yas nedeniyle kapandı ve San Francisco Chronicle gazetesi manşetini “Le Roi est Mort” (Kral Öldü) şeklinde attı. Cenaze töreninde oluşan yaklaşık üç kilometrelik konvoy, zengin tüccarlardan işçilere kadar 30 bin insanı bir araya getirerek, Amerika topraklarında hiçbir siyasetçiye nasip olmamış bir veda kalabalığına dönüştü.