“Tıp dünyası insanlığı yaşatmak için çabalarken, karanlık bir arka sokakta birilerinin yaşamak için ‘kadavra üretmesi’ gerekirse ne olur? Bilimin ve cerrahinin en parlak döneminde, tıp…
“Erkek egemen orta çağ dünyasında, sadece zekasını ve gizliliğini kullanarak Katolik Kilisesi’nin en kutsal tahtına oturmayı başaran bir kadın… Yüzyıllar boyunca Vatikan’ın tozlu arşivlerinde üstü…
“Dünya bir savaşçının kılıcıyla değil, yaşlı bir büyücünün dudaklarından dökülen şarkılarla ve bir ördeğin yumurtasıyla kurulsaydı nasıl bir yer olurdu? Modern fantastik edebiyatın babası Tolkien’i…
Dünyanın yarısına hükmeden, topraklarında güneş batmayan bir imparator düşünün. Savaşlar kazanmış, tahtlar devirmiş ve gücün zirvesine ulaşmış… Ancak tüm bu ihtişamın sonunda, karanlık bir manastır…
“Yarım milyon satırı aşan hacmiyle dünya tarihinin en uzun destanı, sadece bir kahramanın savaşlarını mı anlatıyor; yoksa binlerce yıl boyunca bozkırın ortasında, unutturulmaya çalışılan karanlık…
“Kutsal bir adalet uğruna yola çıkan bir topluluk, nasıl oldu da her gün yeni bir eş seçen bir diktatörün, paranın yasaklandığı ve tüm muhaliflerin infaz…
“Sırtına değen tek bir yaprak yüzünden ölümsüzlüğü kaybeden bir ejderha katili; intikam ateşiyle koskoca bir imparatorluğu kan denizinde boğan asil bir kadın ve tüm bu…
“Doğduğu gün çiğ et ve şarap isteyen, ayakları boğa, beli kurt gibi tasvir edilen bir bebek… Sadece bir kavmin lideri miydi, yoksa göklerden gelen ilahi…
“Bir imparatorluğun kaderi, bazen en gürültülü savaş meydanlarında değil; Topkapı Sarayı’nın tek bir çıt sesinin bile ölüm demek olduğu o buz gibi, sessiz koridorlarında çizilirdi….
“Bir insan, uğruna koskoca bir okyanusu aşacak kadar sevdiği kadını, sadece halkın dedikoduları yüzünden alevlerin ortasına terk edebilir mi? Ramayana; kusursuzluğun zirvesindeki bir tanrı-kralın, adalet…